Mübarek Regaip Kandili’nizi tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.
Mübârek üç ayların birincisi ve başlangıcı olan Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regâip Kandilini kavuşmuş bulunuyoruz.Rabbim bütün müslüman âlemi için bu mübarek geceyi hayır ve bereketlere vesile olmasını ve bize hakkıyla bu kandilden faydalanmayı nasip eylesin.(AMİN)
Regaib Nedir?
Regâib, arapça bir kelimedir ve “reğa-be” kökünden gelmektedir. “Reğa-be”, kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. “Reğîb” kelimesi ise, “reğabe”‘den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, “reğîbe”dir. “Reğîbe”nin çoğulu da “reğâib” dir. Kelime olarak “Regâib”in aslı budur.
Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar> yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.
Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.
Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek… Sabbe, Arapçada dökmek demek… Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten… Receb-ül esabb; Allah’ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.
Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa’ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.
Onun için, “Receb ayı tevbe ayıdır.” demişler. Yâni kul ne yapacak?.. “Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet…” diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk’ın yoluna girecek.
Şa’ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.
Regaib ile ilgili ayet-i Kerimeler:
Regâib kelimesi Kur’an’da geçmemektedir. Ancak “reğabe”den türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur’ân’da sekiz yerde geçmekte ve “reğabe”nin ifâde ettiği mana için kullanılmaktadır .
Ayrıca, “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.” (Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) ( aşağıda hadisler bölümünde bulunan) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır: ” Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili Hadis-i Şerifler:
• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder. [Gunye>
• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir. [Miftah-ül-cenne>
• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Yala>
• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İbn-i Asâkir>
• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)
• İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri: “Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak zannederdik.” buyurmuştur. (Müslim)
• Muhakkak zaman, Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban ayları arasında gelen Mudar kabilesinin ayı Recep ayıdır.” (Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)
• “Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.” (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 1/423)
• Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb ayının önemi ve değeri hakkında Enes b. Malik ( r.a. )’dan şöyle rivayet edilir: Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle derdi: “Allahım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
• Receb’in ilk cuma gecesini ihya edene, Allahü teâlâ, kabir azabı yapmaz. Duâlarını kabul eder. Yalnız, 7 kimsenin duasını kabul etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş vakit namazı kılmayan. [Bu günahlardan vazgeçmedikçe, duaları kabul olmaz.> [Saadet-i Ebediyye>
• Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. [Taberânî>
• Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler. [Ebû Muhammed>
• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.” buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)
• Receb ayında yapılan dua kabul edilir, günahlar affedilir. Bu ayda günah işleyenin cezası da kat kat olur. Hz. Hüseyin ( r.a) anlatır: “Kâbe’yi tavaf ederken, yanık sesle Allahü teâlâya dua eden bir kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona, “Sen kimsin, durumun ne böyle?” dedim. O kimse dedi ki: “Adım Menazil… Ben çalgı çalmak, şarkı söylemekle şöhret salmış, Arabistan’ın ünlülerinden bir gençtim. Hep nefsin arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban aylarında bile, bu günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu günahlardan kurtarmaya çalıştı. Bana, “Allahü Teâlânın azabı şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan vazgeç, bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden şikâyet ediyorlar” dedi. Nasihate hiç tahammülüm yoktu. Babamın üzerine yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve kırık kalble, “Bu aylarda oruç tutup, geceleri ibadet ediyorum. Beytullah’a gidip şerrinden korunmak için, Allahü teâlâdan yardım dileyeceğim” dedi. Bir hafta oruç tutup, Kâbe’ye giderek, “Ey Rabbim, mazlumların âhını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan duaları red etmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et!” diye dua etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Beni gören, “Baba bedduasına uğramış kişi” derdi.” Hz. Hüseyin, “Baban bu hâline ne dedi?” buyurdu. O genç, “Babamdan özür diledim. Onun da babalık şefkati galip gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile gelirken, devenin ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim.” diyor. Hz. Ali bu felçli gence dua ediyor, Receb’de yaptığı bu dua bereketiyle de Hak teâlâ ona şifa ihsan ediyor
Regaip Kandiliniz kutlu olsun
Temmuz 19, 20072007 ÖSS SORU VE CEVAPLARI
Haziran 18, 2007Üniversite öğrencisi olmak isteyen 1 milyon 640 bin 259 arkadaşı ilgilendiren soru ve cevaplar aşağıda Pdf formatı ile bakabilir ve Öss puan hesaplama motoru ilede puanınızı hesaplayabilirsiniz.
- ÖSS 2007 MATEMATİK 1 Sınavı
- ÖSS 2007 Matematik 2 Sınavı
- ÖSS 2007 Fen Bilimleri 1 Sınavı
- ÖSS 2007 Fen Bilimleri 2 Sınavı
- ÖSS 2007 Sosyal Bilgiler 1 Sınavı
- ÖSS 2007 Sosyal Bilgiler 2 Sınavı
- ÖSS 2007 Edebiyat Sınavı
- ÖSS 2007 Türkçe Soruları
- ÖSS 2007 Cevap Anahtarı
Puanınızı hesaplamak için buraya Tık tık.
Pdf formatında olan dosyaları goruntulemek için Adobe Reader programını bilgisayarınıza yüklü olması gerekmekte. [via
İLGİNÇ HIRSIZLAR
Mayıs 28, 2007İki Çinli tarihin en trajikomik banka soygununa imza attı. 6 milyon dolar çaldılar, tüm parayı lotoya yatırdılar ama ikramiye kazanamadılar.
Çin’in Hanan kentinden Africultaral Bank of China şubesinde veznedar olarak çalışan Ren Xiaofeng ile Ma Xiangjing, sorumlu müdürlere fark ettirmeden 6 ay boyunca kasadan para çaldı. Ma ve Ren, ufak ufak aldıkları paraların tümünü, ikramiyesi 5 milyon dolar olan lotoya yatırdılar. Amaçları lotoyu kazanıp, daha sonra aldıkları parayı tekrar kasaya koymaktı. Ancak bir türlü kazanamıyorlardı. Çaldıkları para büyük ikramiyeyi de aşıp 6.6 milyon dolara ulaşınca, çareyi kentten kaçmakta buldular. İki aylık firari hayatı yaşayan iki hırsız, geçen hafta Çin’in güneyindeki bir balıkçı köyünde yakalandı. Ve şimdi idam cezası ile yargılanıyorlar.
Lanet Herifler
Mayıs 24, 2007
Ankara Ulus’ta yaşanan hain saldırının ardından bugün de Bestler Dereler mevkisindeki mayın patlamasında 3′ü uzman çavuş 2′si er 5 güvenlik görevlisinin şehit olduğu, 9 güvenlik görevlisinin yaralandığı haberini aldık.
Bombalı saldırıda ve askeri aracın mayına taklıması sonucu mayının patlaması ile hayatını kaybeden (şehit olan)vatandaşlarımıza Allah’tan Rahmet Ailelerine başsağlığı (sabır) diliyorum.
Bu gibi hain saldırılar ile ülkenin güvenli ve birlik kavramını zedelemeye çalışan vatan haini teröristler kendi mezarlarını belkide kendileri kazıyor şu an.Kuzey Irak’a önümüzdeki günlerde yapılması muhtemel bir sınır ötesi operasyon benim fikrimce çok doğru bir karar olacaktır.Nedenine gelince bunlar eğitimlerini orada yapıyolar ve ülkeye oradan sızıyolar.Yani bataklık orası oranın kurutulması ile sivrisineklerin saf dışı bırakılacağı kanaatindeyim.
Çok Faydalı Dosyalar
Mayıs 15, 2007Aşağıdaki linklerde çeşitli dosyalar vardır isimleri üzerinde yazıyor hepsi kendi derlemelerim ve hepsi de çok faydalı bilgilerden oluşuyor ilgilenen kardeşlerim varsa indirebilirler…
3641 Kelimelik İngilizce Sözlük.xls http://www.speedyshare.com/531480467.html
Hangi Gün Doğdunuz.xls http://www.speedyshare.com/141368539.html
Kaza Namazı Hesabı.xls http://www.speedyshare.com/573986594.html
Zekatmatik.xls http://www.speedyshare.com/488623474.html
Allah(cc).doc http://www.speedyshare.com/908824388.html
Yemek Listesi.doc http://www.speedyshare.com/568462235.html
Sudan.doc http://www.speedyshare.com/482719985.html
Hattab.doc http://www.speedyshare.com/138653213.html
Coca Cola’nın Oyunu.doc http://www.speedyshare.com/616137356.html
Yahudiler Lanetli Bir Kavimdir.doc http://www.speedyshare.com/316151555.html
Keşifler.doc http://www.speedyshare.com/889934725.html
Namaz Terk.doc http://www.speedyshare.com/555330911.html
Onları Tanıyın.doc http://www.speedyshare.com/827433594.html
George Soros.doc http://www.speedyshare.com/859399791.html
Hayatın Altın Kuralları.doc http://www.speedyshare.com/831560218.html
Hayatınızı Kurtaracak 16 İpucu.doc http://www.speedyshare.com/375199922.html
Türklerin Hastalıkları.doc http://www.speedyshare.com/703157456.html
Tasavvuf Nedir.doc http://www.speedyshare.com/855903913.html
Mutlu Olmak.doc http://www.speedyshare.com/651173824.html
İlahi İkaz.doc http://www.speedyshare.com/831941914.html
Kadın.doc http://www.speedyshare.com/988510124.html
Anneden Kızına Mektup.doc http://www.speedyshare.com/736278653.html
Bulmaca Sözlüğü.rar http://www.speedyshare.com/856568521.html
Faydalı Bilgiler.rar http://www.speedyshare.com/381988446.html
Office 2007 Enterprise Türkçe + Full Serial, Rapidsiz Direk Link
Mayıs 11, 2007Microsoft Office 2007 Professional
Word 2007
Excel 2007
PowerPoint 2007
Publisher 2007
Access 2007
Outlook 2007
OneNote 2007
InfoPath 2007
Groove 2007
Communicator 2007
http://rapidshare.com/files/18598944…rkce.part1.rar
http://rapidshare.com/files/18599548…rkce.part2.rar
http://rapidshare.com/files/18599564…rkce.part3.rar
http://rapidshare.com/files/18599500…rkce.part4.rar
http://rapidshare.com/files/18599722…rkce.part5.rar
http://rapidshare.com/files/18598291…rkce.part6.rar
YABANCI SERMAYE
Mayıs 11, 2007Günümüz Türkiyesi yerli ve yabancı yatırımcıların bil hassa yabancı yatırımcıların iştahlarını kabartacak şekilde gelişmeye devam etmekte.Sağlanan bu istikrar ortamı ,geleceğini gören ve umut veren Türkiye dünya’da bil hassa Avrupa ülkeri içinde yatırım için en müsait ülkeler arasında yerini almıştır. Kimisi yabancı yatırımcıya ‘ÖCÜ’ ,’TÜRKİYE ELDEN GİDİYO’,‘PARÇA PARÇA ÜLKE SATILIYO’ desede aslında bu düşünceler insanın ilerisini düşünmemesinden ve geniş çaplı düşünüp sağlıklı karar verememesinden ileri gelmektedir. Sonuçta biz dünya üzerinde sözü geçen ve halkı refah içinde yaşayan bir ülke olmak istiyorsak yapmamız gereken ilk şey EKONOMİ’mizi iyi bir seviyeye getirmemiz olduğu bariz şekilde gözüküyor.
Değişen dünyanın değişen koşulları altında yaşanan savaşların ,yapılan kavga ve cinayetlerin hepsinin arkasında yatanın PARA olduğu bariz ortada , net olarak gözükmektedir. Yabancı bir ülkenin vatandaşı cebinde olan parayla kendi ülkesinde veya başka bir ülkede değil de TÜRKİYE’de yatırım yapması onun Türkiye ekonomisine olan güvenini ve onun gözünde gelecek vaadeden bir ülke olduğunun apaçık bir göstergesidir.
Ben öyle zannediyorum ki yakın zaman içinde Ülke refah ve eğitim seviyesi olarak Türkiye dünya üzerinde ki en iyi ülkeler arasında yerini alacak ve en üst seviye’ye gelecektir. Cahillik bi ülke için fakirlikten daha kötü birşeydir.Neden derseniz cahil bir millet yapılan bütün misyonerlik faaliyetlerine katılmaya ve ülkenin zararına olacak çoğu şeyi sırf kendi çıkarı için yapmaya dünden razıdır. Bu şekilde biryere varılamayacağını ve bir ülke için eğitim seviyesi ile refah seviyesinin doğru orantılı olduğunu düşünüyorum.
Hani bi söz vardır “Fakir ama gururlu” kimisinin bu şekilde davrandığını ve ülkeye yabancı yatırımcıyı sokmak istemediğini görünce ben deli oluyorum.Eğer paran varsa buyur sen aç aynısını olmasa da ufak biyer. Evet aç bi dükkân 2 kişi çalıştır istihdam sağla ülke ekonomisine ve kendi ekonomine faydan olsun.. Tabi iş bu safhaya gelince yok elde avuçta nasıl yapalım ki biz bunları gibilerinden kıvırma senaryoları çoktan başlamış oluyor.
Dünya üzerinde Para ile satın alınamayacak mal , bırakın malı eşyayı ,insan yok.Bu şekilde bir hal almış iken dünya sizin paranız yok ise siz satın alan değil sayın alınan taraf oluyorsunuz otomatik olarak.Çünkü burada iki taraf var , bir üçüncü taraf yok şu an itibarı ile mevcut değil.
Siz hangisi olmak istersiniz “İŞÇİ” mi_? yoksa “PATRON” mu_? Bu sorunun cevabını duyuyor gibiyim.Tabiki de insan yapısı ve yaratılışı dolayısıyla Patron olup daha fazla ,kazanıp daha iyi bir hayat sürüp gerçekten şu üç günlük dünyada fazla sıkıntı çekmeden (en azından maddi açıdan) yaşayıp bu şekilde hayatını sürdürmek ister.
Üç günlük dünyadan kastım.
1.)DOĞUM. (insanın iradesi dışı meydana gelen bir olay)
2.)YAŞAM. (çok çabuk geçen ve insanın değerini bilmediği zaman)
3.)ÖLÜM. (bu ise insanın dünya ile vedalaşma ve son yaşam aşamasıdır.Yani son nefes halidir.)
Google dünyanın en büyük arama motorlarından birinin ve geliştiricisi olan şirketin adıdır.
Stanford’da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, Google’ı 1998′de 25 milyon dolar yasal sermayeyle kurdu. Şirketin GooglePlex denen merkez ofisi Kaliforniya’da bulunur ve tüm dünyada 10,000 civarında kişi çalıştırır.[1] Şirketin sermaye ortakları, Kleiner Perkins Caufield & Byers ve Sequoia Capital’ı kapsıyor. Şirket ayrıca, içerik sağlayıcı firmalara özel web arama çözümleri de sunuyor.
Ezanın Manası
Nisan 21, 2007“Peygamberimiz (S.A.V.) buyurdu ki;
“İnsanlar ezandaki ve ilk saftaki fazileti bilmiş olsaydılar,yer bulamazlardı da aralarında kur’aya başvurulardı.(Riyazü’s- Salihin-1037.hadis)
Ve yine buyurdu ki;
“Siz ezan okunduğunu duyduğunuz zaman müezzinin söylediğinin aynını söyleyinizSonra bana salavat getiriniz;Çünkü kim bana bir salavat getirirse,Allah ona on defa salavat eder.Daha sonra benim için Allah’tan vesile isteyiniz.Vesile cennette bir mertebedir.
O Allah’ın kullarından bir tanesine nasip olur.Umanın ki o kimse ben olayım.Kim benim için vesile dilerse,o kimse şefaatime lâyık olmuştur”
(Riyazü’s-Salihin-1041.hadis)
İslâm dini,namaz vakitlerinin girdiğini müminlere bildirmek için ezan okunmasını emretmiştir.Ezan, derin ve ibretli mânâlar taşıyan özlü cümlelerden kurulu bir ilâhî davet ifadesidir. Her beş vakit namazda minarelerden taşan ve her zaman duyduğumuz için olacak, derinlemesine mânâsını düşünmediğimiz bu ezanı cümle cümle incelemeye çalışalım.
1-Müezzin arka arkaya dört kere “Allahü ekber” ifadeleri ile Allah’ın her şeyden büyük olduğunu dile getirerek ezana başlar.
Müezzin, mü’minlere, hattâ herkese demek ister ki:
“Ey insanlar,Ulu Allah;peşinden koştuğunuz,derdini taşıdığınız,ele geçirmek için can attığınız ve elinize geçince sizi mesut edip rahata kavuşturacağını sandığınız her şeyden daha büyüktür.O’nun rızasını kazanmaya çalışmak,O’nun dışındaki her şeyin arzusunu taşımak kullar hesabına daha menfaatlidir.Çünkü,her şey O’nun elinde ve emri altında olduğu için,O’nun rızasını ve müsaadesini elde etmeksizin hiç bir istediğinize kavuşmak imkânı ve ihtimali yoktur.”
2 – Sonra müezzin, üst üste iki kere”Eşhedüenlâilâhe illallah” ifadesiyle Yüce Allah’ın eşsiz ve tek olduğunu, ortağı ve benzeri olmadığını mü’minlere hatırlatır.
Bu demektir ki,
“Ey mü’minler, az önce her şeyin en büyüğü ve sahibi olduğunu ifade ettiğimiz Cenab-ı Allah’a yönelmek üzeresiniz.Az sonra huzuruna çıkacaksınız.Onun için,iyice biliniz ki,Allah’ın eşi,ortağı yoktur.O’na yapacağınız ibadeti,O’nun rızasını kazanmak niyetiyle yapın,başka adi menfaatleri,maddî arzuları,O’nun karşısındayken kalbinizde taşımayın. Bunları,O’nun yüce birliğine ortak etmeyin.
Aksi halde, ibadetleriniz tamamen Allah’ı düşünerek yapılmış sayılmayacak,vaat edilen mükâfatlara kavuşamazsınız.
3-Arkasından müezzin,” Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah” ifadesiyle Hazreti Muhammed’in,Allah’ın elçisi olduğunu ilân eder.
Bunun altında şu mânâ yatmaktadır:
Allah’a ancak insanlığın kurtarıcısı Hazreti Muhammed’in önderliği sayesinde varılabilir: Âyeti celîlede ifade edildiği gibi:”O, boşuna konuşmamaktadır. Allah’ın kendisine bildirdiklerini kullara anlayabilecekleri bir dille tebliğ etmektedir.”
“Allah’ı gerçekten sevenler O’na uymalıdır, ancak O’nun yolunda gitmek suretiyle Allah’ın sevgisine mazhar olmak mümkün olabilir.”Peygamberin kılavuzluğunu kabul etmeden O’nun gösterdiğinden başka yollarla Allah’a varmaya kalkışmak,hidayet yolundayım diye zannederek,şeytanın boyunduruğu altına girmektir.Peygamberin yolunda gitmek de,Allah’ın emirleri olan farzları,O’nun tarifine uygun bir şekilde yapmak, ayrıca her konudaki sünnetlerine de titizlikle riayet etmekle olur.
4-Daha sonra müezzîn, “Hayye alesselât (Haydîn namaza)!” cümlesiyle mü’minleri namaz kılmaya davet eder.Daha önce Allah’ın,kâinatta peşinden koşulacak her şeyden büyük olduğu, eşi ve ortağı olmadığı ifade edilirken, zaten kapalı bir şekilde müminler O’na ibadet etmeye davet edilmişlerdir.
Bu defa daha önce yapılmış olan o kapalı davet açık ve sarih bir emir şeklinde tekrar ediliyor,mü’minler ibadetlerin en faziletlisi olan namaza koşmaya çağrılıyorlar.
5-Arkasından müezzin; canlı cansız, dindar dinsiz bütün kâinata karşı, “Hayye alelfelâh (kurtuluşa geliniz)!” diye haykırır. Bu ifade daha önceki “namaza geliniz!” ifadesinin namaz kelimesi kaldırılarak yerine kurtuluşa (felâh) kelimesi kullanılmak sûretiyle bir tekrarından ibarettir.Bu, en öz ve kısa şekilde namaz kılmanın maddî ve manevî kurtuluş ve saadetin tek yolu olduğunu kullara açıklar.
Mümine kısaca demek isteniyor ki:
“Sen bütün varlığını ortaya dökerek gece gündüz refah ve saadet peşinde koşmaktasın,fakat her halde sen de fark ettin ki, seni rahatlık ve saadete kavuşturacağını ümit ettiğin şeyler ele geçseler bile sırtına,yeni ve başka dertler yüklüyorlar,bu arada özlediğin huzura bir türlü kavuşamıyorsun.
Halbuki yaratıcın Ulu Allah olduğuna göre, senin her türlü ihtiyaçlarını ve bunların en kısa yoldan nasıl karşılanabileceğini de elbette ki O bilecektir, Sen,O’nun tarifesini bırakmış, başka kurtuluş ve saadet yolları arıyorsun, bulabilir misin ki?
Senden önce bulabilmiş biri var mı ki sen de bulasın? O halde,bu ilâhî ses,huzuruna çağırıyor,kurtuluşa davet ediyor,fırsatı kaçırma, sese kulak ver, en büyük kurtarıcın Hazreti Allah’ın huzuruna koş.
6-Ezanın sonunda müezzin üst üste iki defa, “Allahü ekber, Allahü ekber (Allah her şeyden daha büyüktür, Allah büyüktür)’” cümleleriyle bu ilâhî davete son veriyor.
Zaten ezana arka arkaya aynı ifade dört kere tekrar edilerek başlamıştı, aynı cümlenin tekrarıyla da ezan son bulmaktadır. Bunun en büyük hikmeti, Allah’ın adı anılarak başlanan bir işin yine Allah’ın adıyla bitirilmesinin, dolayısıyla her şeyin önünün ve sonunun Allah olduğunu açıkça belirtmenin gerçek bir islâm şiarı olduğunu ifade etmektedir. Aynı zamanda yirmi dört saat boyunca, hiç bir işine koyulurken besmele çekmeyen ve dolayısıyla yirmi dört saatinin hiç bir işine,Allah’ın yardım ve bereketini katmadan gününü deviren Müslümanlara ne yaman bir şamardır?
Ayrıca, az sonra Allah’ın huzuruna çağrılmakta olan bir Müslüman son defa olarak Allah’ın büyüklüğünü hatırlatmak, karşısına çıkmak üzere olduğu büyükler büyüğüne lâyık olduğu saygıyı takınmaya,onu hazırlamak hususunda faydalı olacağı için, çok yerinde bir ihtardır. Nitekim hâkimin huzuruna çıkmak üzere mahkeme kapısına kadar gelen bir kişiye, yanındaki dostu veya büyüğü, tam içeri girerken nasıl davranacağını son bir defa daha hatırlatır.
Ezanı duyan Müslümanlar, müezzinin;
“Allahü ekber, eşhedü enlâilâhe illâllah, eşhedü enne Muhammeden Resulallah” cümlelerinin arkasından bu ifadelerle belirtilen hakikatleri aynen kabul ettiklerini açıkça ve kesinlikle belirtmek üzere: “Saddakte (evet, doru söylüyorsun) ” diye karşılık verirler.
Yalnız müezzin, mü’minleri, “Hayye alessalât ve hayye alel felâh”" cümleleriyle namaz kılmaya davet edince, bu cümlelere,”Lâhavle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil aziym” (Yüce Allah’ın yardımı olmaksızın hiç kimse ne kıpırdayabilir ve ne bir şey yapabilme gücünü kendinde bulabilir) ” diye cevap verirler.
Mü’min demek ister ki,
“Ey müezzin kardeşim, beni namaz kılmaya çağırıyorsun, eğer Cenabı Allah bana kudret ve imkân verirse senin davetin üzerine O’nun yüce huzuruna çıkacak ve senin vasıtanla va’dedilen dünya ve âhiret saadetinden payımı almaya çalışacağım.
Riyazü’s-Salihin-Ezan bahsi
SİZİNDE İNTERNET’TE KENDİNİZE AİT WEB SAYFANIZ OLABİLİR!…
Nisan 14, 2007Evet arkadaşlar yanlış duymadınız sizinde internet’te kendinize ait hemde herhangi bir reklam olmadan .
Tabi en önemlisi ücretsiz hiç bir bedel ödemeden kendinize web page yapabilirsiniz.
Bunu nasıl mı yapacaz.Şu şekilde fazla bir şey bilmenize gerek yok.Ben gerekli bütün bilgileri burada sizinle paylaşacam.
Arkadaşlar ilk önce yapmanız gereken kendinize bir gmail hesabı açmak.
Eğer daha önceden gmail’de hesabınız varsa gerek yok tabikide.
Gmail hesabını buradan oluşturabilirsiniz.
Daha sonra kendinize googlepages açmak için Gmail hesabını açmak için kullandığınız kullanıcı adı ve şifrenin aynısı ile 
Ve daha sonra işlem tamam artık gerisi size kalıyor.
Mübârek üç ayların birincisi ve başlangıcı olan Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regâip Kandilini kavuşmuş bulunuyoruz.Rabbim bütün müslüman âlemi için bu mübarek geceyi hayır ve bereketlere vesile olmasını ve bize hakkıyla bu kandilden faydalanmayı nasip eylesin.(AMİN)


